Sentinel Adasının gizemi

Ayak Basılamayan Bir Ada: Sentinel Adası

Yıllardır kimsenin ziyaret edemiyor oluşuyla ünlenen Sentinel Adası hakkında biraz bilgi verelim istedik. Her zaman “Şuraya gidin”, “Burayı görün”, “Hatrım kalır, bunu yemeden dönmeyin” dedik. Siz de gittiniz, gördünüz, yediniz. Gelip anlattığınız oldu, kendinize sakladığınız oldu. Ancak bu sefer destinasyonumuz başka. Aslında, destinasyon diyemeyiz; çünkü ada sakinleri kimseyi adaya yaklaştırmıyor. Ama bu, hakkında bir şeyler bilmenize engel değil. İşte, Kuzey Sentinel Adası!

Konum Atamadığımız Topraklar

Google Maps’te bulursunuz tabii ama kıyılarına yanaşan tekneden adımınızı attığınız anda selfie çekemezsiniz. Kıyıya yaklaşamıyorsunuz zira. Peki, Kuzey Sentinel Adası nerede? Hint Okyanusu’nda bulunan ve bazıları gezilebilir olduğundan ötürü insan safarileri bile yapılmış olan Andaman Adaları’ndan biri Kuzey Sentinel Adası. Görece olarak kıyıya diğer adalardan daha uzak kalıyor olsa da bu ada da Hint topraklarından sayılıyor. Lokasyonu itibariyle kesinlikle erişilemez değil; ancak yerlileri sayesinde asla ayak basılamaz oluyor.

Tamamen İzole

Sentinel Adası’nın köklü tarihi 60.000 yıl önceye dayanıyor. Uzmanların açıklamaları adada yaşayan Sentinel Kabilesi’nin Taş Devri’nden kalma insanlar olduğunu söylüyor. O zamandan beri tamamen kendi başlarına yaşamış olan bu topluluk dış dünyayla hiçbir iletişim kurmuyor. Grip, kızamık gibi hastalıklara bile yakalanmayan bu insanlar dış dünyadan gelen hiçbir iletişim girişimine de dostane yaklaşmıyor. Hindistan’ın Andaman Adaları’ndan biri olan Kuzey Sentinel Adası, İngiliz sömürgecilerin bile hedefi olmamış. Diğer adaları kırıp geçirdikleri sömürge zamanında bir şekilde bu adaya dokunmamışlar.

Sakinlerini Tanıyalım

Efendim, tanıyamıyoruz. Biraz önce de dediğimiz gibi, ne kaçak göçek ne de araştırma amaçlı hiçkimsenin erişemediği bir ada olduğu için kabile hakkında da çok fazla bilgiye sahip olunamıyor. Denizcilikle bir alakaları olmadığı için Kuzey Sentinel Adası yerlileri için en mantıklı teori, uzun yıllar önce adaya yürüyerek geldikleri ve sular yükselince de orada kaldıkları. 50 ile 400 kişi arasında oldukları tahmin edilen topluluk en ufak bir yaklaşımı ateşli oklarla ve mızraklarla karşılıyorlar. Adam yakındalarında 1981 yılında karaya oturmuş olan Primrose gemisinden tutun da Hint Okyanusu deprem felaketinden sonra hükümetin adanın durumunu incelemek üzere yolladığı helikoptere kadar herkes çok düşmanca bir tavırla karşılandı ve adaya ayak basamadı. Mızraklarla gerçekleşen karşılama töreninden bir kuple göreyim isterseniz de sizi şu videoya alabiliriz.

Hep İzole mi Kalacak?

İlginizi Çekebilir :  Sri Lanka'da Manzarası Bol Tren Yolculukları

Akıllara böyle bir soru gelebilir. Onca meraklı arkeolog, antropolog buradan kendini mahrum mu bırakacak? Hindistan hükümetinin verdiği karar bu yönde; adaya birilerinin yaklaşması kesinlikle yasak. Düşünün, yüzlerce yıldır dış dünyayla tek bir temasları olmamış bu insanların sağlığı adaya ayak basanlarla kolaylıkla bozulabilir. Dış dünyadan gelecek türlü mikroba karşı bağışıklık kazanmadıkları için hızla ölmeleri bile mümkün. Kaldı ki 1880 yılında Maurice Vidal Portman adadan 6 kişiyi alıp götürmeyi başarıyor. Ancak hiçbir bağışıklığı olmayan bu küçük gruptaki yaşlı kadın ve adam hemen ölüyor. Bunun üzerine, geri kalan 4 çocuk hediyelerle birlikte adaya geri bırakılıyor.

Birçok hediyeyle gidenler de dahil olmak üzere kimseyi kabul etmeyen Sentinel Adası sakinlerinin bu kapalı hali nedendir, tam olarak bilinmiyor. Ancak, kapitalizmin bile erişemediği bu küçücük noktanın yerkürede bir başka zaman dilimine ait olduğunu biliyoruz. 60.000 yıldan beri hiç değişmeyen ve gelişmeyen bir topluluk olarak kalmaları belki de en iyisidir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir