barselona gezi rehberi

Barselona Gezi Rehberi

Coşkulu insanların dansı flamenkonun, muhteşem bir deliliğe sahip Dali’nin, mimaride yaratıcılığın sınırlarını zorlayan Gaudi’nin yaşadığı topraklara geldik. Lezzetli sangrialar ve enfes paellalarla tatlandırılmış sıcacık bir Barselona gezi rehberi sizi bekliyor.

Barselona; İspanya’nın Katalonya bölgesinin başkenti ve en büyük şehri. Bölgede yaşayan Katalan halkı kendi dillerine ve kendi yaşam tarzlarına oldukça sıkı şekilde bağlılar. Öyle ki İspanyol olduklarını bile kabul etmiyorlar. Kendilerine ait bayrakları ve dilleri var. Oldukça sıcakkanlı insanlar, restoranda, alışverişte, sokakta güler yüzlü ve sohbet etmeye açık insanlar. Bölgede işsizlik oranı yüksek ve bu nedenle hırsızlık olayları fazlaca görülüyormuş. Keyifli bir tatil yazısında korkutucu şeylerden bahsetmek istemiyorum ama kalabalık yerlerde gezerken çantanızı önünüzde tutun, mekanlarda çantanızı yandaki sandalyenin üstüne bırakmayın.

Ülkenin para birimi euro ve Schengen ülkelerinden biri olduğu için vize almanız gerekli. Ben gezimi Mayıs sonunda gerçekleştirdim ve hava çok tatlıydı. Yaz aylarında biraz sıcak olsa da bence her mevsim keyiflidir Barselona. Woody Allen filmlerini severseniz gitmeden önce “Vicky Cristina Barcelona”yı izlemenizi öneririm.

Şehirde ulaşım ağı oldukça gelişmiş, birçok yere metroyla gidebilirsiniz. Metro biletlerinizi trene binmeden önce otomatlardan alabilirsiniz. Tekli bilet almaktansa 10’lu biletler çok daha avantajlı, aklınızda olsun.

Flamenko gecesi için biletinizi internetten alabilirsiniz. (Bilet sayfası) Yoğunluktan dolayı bazen yer bulmak sıkıntı olabilir. Bazı yerlerde gösteri ve içecek dahil fiyatlar, bazı yerlerde akşam yemeğinin de dahil olduğu uygulamalar var. Ben La Rambla caddesinde bulunan Los Tarantos isimli mekanı tercih etmiştim, fiyat açısından makuldü ve hoş bir gösteriydi.

Barselona gezi rehberi kısmına geçmeden önce en sevdiğim bölümlerden biri olan yeme-içme konusundan bahsetmek istiyorum. Burada bahsedeceğim Barselona lezzetlerini hemen her restoranda ve uygun fiyatlarla bulabilirsiniz. Tapas ve paella en ünlü yemekleri.

barselona yemekleri

Tapas aslında bir yemek değil, yemek öncesinde veya içkiyle birlikte alınan atıştırmalıkların genel adı. Hatta Barselona’da yaşayan bir arkadaşım tapasla ilgili bana şunu anlatmıştı. Tapasın orijinali; bir dilim ekmeğin üzerine koyulan çeşitli yiyeceklerin içki bardaklarının üstünü kapatmasıyla servis edilen bir yemekmiş aslında. Özellikle İspanya’nın güney kesimlerinde oldukça yaygın olan bu tarz restoranlarda bu menüyle doyuyormuşsunuz hatta. Paella ise bizdeki bulgur pilavına çok benzeyen bir lezzet. Ama onlar içine bir sürü şey ekliyorlar tabii ki. En İspanya’ya özgü olanı deniz ürünlü paellalar, ama tadı konusunda endişeliyseniz ve deniz ürünü sevmiyorsanız tavuklu veya vejetaryen olanlarını tercih edebilirsiniz, çok çok lezzetli gerçekten. Eğer alkol tüketiyorsanız sangria ve cava deneyebilirsiniz. Sangria farklı aromalardaki üzümlerle ve çeşitli meyvelerle tatlandırılmış kırmızı şarap. Cava ise şampanyaya benzer köpüklü bir beyaz şarap. Bunca yemekten sonra artık gezmeye başlayalım.

SAGRADA FAMİLİA

barselona,kilise

Barselona’nın simgesi diğer adıyla bitmeyen kilise. Ünlü mimar Gaudi kiliseyi bitiremeden ölünce kilise bir türlü tamamlanamamış, halen tadilatlar sürüyor. 2026 yılında Gaudi’nin 100. ölüm yıldönümünde bitirilmesi planlanıyor. Dışarıdan görüntüsü oldukça ihtişamlı, içine girmeden etrafında mutlaka bir tur atmanızı öneririm. Her bir açısından baktığınızda farklı bir kiliseymiş gibi hissettiriyor. Bir yanında İsa’nın ölümü hatırlatılıp cehennem vurgusu yapılmış süslemelerde ve ikonlarda, diğer yanında cennet ve bahar mevsimi gibi bir ambiyans var.

Barselona Sagrada familia kilisesi

Kilisenin içine girmek için biletinizi bence online olarak alın. Önünde oldukça uzun kuyruklar oluşabiliyor. Paragrafın sonuna eklediğim adresten günü ve saati seçeceğiniz biletinizi alırsanız sıra beklemeden giriyorsunuz. Bütçenizi çok zorlamayacaksa içeriye girmek için verdiğiniz paraya acımayın çünkü içerisi gerçekten çok güzel ve gördüğüm hiçbir kiliseye benzemiyor. Adeta kocaman ağaçların olduğu bir ormana girmişsiniz gibi hissediyorsunuz başınızı kaldırdığınızda. Bir de mümkünse akşam üzeri girin, pencerelerdeki vitraylardan yansıyan müthiş günbatımı ışıklarına hayran olacaksınız.

Bilet Sayfası

PARK GÜELL

Barselona park guell gezisinden bir kare

Barselona gezi rehberine Gaudi eseriyle başladık, onlardan bir başkasıyla devam edelim. Ünlü mimarın en büyük destekçilerinden biri yaşadığı dönemin en zenginlerinden olan Güell ailesi. Bu aile için tasarladığı evler ve parklardan oluşan, günümüzdeki rezidans benzeri bir yapı olması planlanan Park Güell muhteşem bir mimari örneği. Yapıyı tanıtmaya geçmeden önce Gaudi’nin mimari anlayışından bahsetmek istiyorum biraz.

barselona gezi rehberi,park guell

Gaudi ilhamını tamamen doğadan alan ve doğal olmayan şeyleri işinde kullanmayı reddeden çılgın bir mimarmış. Örneğin doğada kenar köşe gibi sivri şeyler göremeyeceğimizi söyleyip tüm yapılarını yuvarlak ve kavisli hatlarda yapmış. Ağaçlardan, salyangozdan, bal peteklerinden, çiçeklerden ilham alarak yapılarında bu öğeleri kullanmaya çalışmış. Ayrıca bir yere bir yapı inşa edilecekse o yörenin toprağı, o yörenin taşı kullanılmalı, hatta o yörede yetişen çiçeklerin renkleri ve desenleri kullanılarak süslemeler yapılmalı anlayışına sahipmiş. Keşke daha uzun yaşasa ve daha fazla eser bıraksaymış diyorsunuz Barselona’yı gezerken.

barselona gezi rehberi

Park Güell yemyeşil, cıvıl cıvıl bir yaşam alanı. Pasta kreması görünümlü evleri ve doğanın devamıymışçasına el değmemiş gibi görünen bahçeleriyle tüm gününüzü geçirebileceğiniz huzurlu bir mekan. Gaudi’nin mimari anlayışını tam olarak anlayabileceğiniz mekanlardan biri Park Güell.

LA RAMBLA

Barselona’nın en bilinen, en kalabalık, en işlek ve hareketli caddesi. Bizdeki İstiklal Caddesi’ne benzetebiliriz. Akşamüzeri cadde üzerinde birçok sokak sanatçısı görmeniz mümkün. Renkli kostümleri ve muhteşem makyajları ile adeta sahneye çıkacakmışçasına hazırlanıyorlar. Bazılarını heykelden ayırt edemezsiniz, dakikalarca hareketsiz duruyorlar.

Ayrıca el işçiliği ile çeşitli yaratıcı ürünler yapan birçok sokak sanatçısı göreceksiniz. Yaklaşık bir dakikada profilden size bakarak ve siyah bir kağıdı kesmek suretiyle portrenizi yapan adam benim çok ilgimi çekmişti. Aşağıda fotoğrafını paylaştığım bu çalışma ayrıca çerçevelenecek hoş bir anı oldu benim için.

İlginizi Çekebilir :  Hollanda'da Görülmesi Gereken 9 Şehir

barselona, portre

La Rambla Caddesi’nin sonunda Amerika kıtasını göstermesi düşünülen ama aslında Fas’ı gösteren Cristof Colomb heykeli ve Akdeniz’in güzel sahili sizi bekliyor. Burada içinde büyük bir akvaryum olan alışveriş merkezi ve liman bulunuyor. Güzel bir havada tadını çıkarıp birkaç saat geçirilebilecek kadar güzel bir sahili var.

CASA BATTLO VE CASA MİLA

La Rambla caddesine 2 km mesafede bulunan Gaudi eserleri. Casa Mila diğer ismiyle La Pedrera (taş ocağı) Gaudi’nin en sıradışı eserlerinden biri. Bina yapılırken Belediye tarafından kanunlara uymadığı gerekçesiyle birçok kez inşaatı durdurulmuş, taş ocağına benzediği için böyle bir isim verilmiş ve bugün UNESCO Dünya Mirası listesinde. Casa Mila ve Casa Battlo’yu yaparken Gaudi’nin ilham kaynağı yine doğa olmuş. Ağaçlardan, çiçeklerden, bal peteklerinden, deniz dalgalarından, insan ve hayvan iskeletlerinden ilham alıp bu iki yapıya yansıtmış hepsini.

barselona casa mila görüntüsü

Casa Mila

Casa Mila dışarıdan bakıldığında deniz dalgalarının aşındırdığı, yosunsu balkonlardan yapılmış, şirin bacaları olan bir ev. Evet ev diyorum çünkü “casa” İspanyolcada “ev” demek. Burası bir sanayici olan Mila ailesi için yapılmış. Binada hiç köşe yok, bu nedenle mobilyalarını da Gaudi tasarlanmış. Hatta evin hanımı piyano çalmayı seviyormuş fakat evde piyanoyu yerleştirecekleri bir köşe bulamayınca Gaudi ona viyola çalmasını önermiş. Binanın içine girmek isterseniz 22€ ücreti var, yine internetten biletinizi alabilirsiniz sıra beklememek için.

barselona casa battlo görüntüsü

Casa Battlo

Casa Battlo diğer ismiyle kemikler evi, gerçekten de kemiklerden yapılmış gibi görünen balkonları ve şekilsiz oval pencereleriyle dönemin zenginlerinden Battlo ailesi için yapılmış bir ev. Rengarenk kırık seramik parçalarından yapılmış dış duvarları ve balık pulu görünümündeki çatısıyla bana göre Casa Mila’dan daha estetik görünen muhteşem bir ev. İçeride de merdivenler, korkuluklar, pencereler her bir detay ince ince düşünülmüş ve hepsini anlatmaya kalksam yazı uzayıp gider. Girmek isterseniz biletinizi şu adresten alabilirsiniz.

LA BOQERIA

La Rambla Caddesi’nin başlarında bulunan bu pazara mutlaka girmelisiniz. İçerisi inanılmaz renkli ve cıvıl cıvıl. Çeşit çeşit deniz ürününden atıştırmalık yiyeceklere, sebzeler ve taze sıkılmış meyvelerden peynir çeşitlerine kadar ne ararsanız var bu pazarda. Alışveriş yapmasanız bile içeriye girip bir turlayın derim.

GOTHİC QUARTER

La Rambla’dan 10 dk yürüme mesafesinde bulunan Barri Gothic adıyla da bilinen bu mahalle yaklaşık 1000 yıldır yerleşim yeri olarak kullanılan antik bir merkez. Bölgede Romalılar zamanından kalan kiliseler, manastırlar, Ortaçağ sarayları, Seu katedrali ve ilginç tarihi yapılar bulunuyor. Burada oturup bir şeyler içebilir veya uygun fiyatlı restoranlarında yemek yiyerek vakit geçirebilirsiniz.

MONTJUİC TEPESİ ve POBLE ESPANYOL

 barselona gezilecek yerler

Şehir merkezine yaklaşık 3 km mesafede bulunan Montjuic Tepesi’nden Barselona manzarasını izleyebilirsiniz. Burada bir eğlence parkı, kilise, kale, sanat müzesi ve olimpiyat stadı bulunuyor. Bir de Poble Espanyol isminde İspanya’nın farklı bölgelerine ait ev örneklerinin bulunduğu ve Barselona dışındaki İspanyol kültürüyle tanışma imkanı bulacağınız bir açık hava müzesi var. İçeride kahve içebileceğiniz cafeler, el sanatları atölyeleri ve alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar bulunuyor.

barselona ispanyol köyü

Poble Espanyol (İspanyol Köyü)

GIRONA ve FIGUERES

Girona, Barselona’ya 120 km uzaklıkta bulunan araba kiralayarak bir buçuk saatte veya trenle iki buçuk saatlik mesafede bulunan bir şehir. Evet biraz uzak fakat buraya kadar gelmişken bence Barselona gezi rehberinize Girona ve Figueras’ı da ekleyin, pişman olmazsınız.

barselona girona

Girona küçük şirin bir İspanyol şehri. Onyar nehri kenarına kurulmuş renkli evleri ve sayısız festivaliyle keyifli bir rota. Ben Mayıs sonunda gezimi gerçekleştirdim ve çiçek festivaline denk geldim. Her yer rengarenk çiçeklerle süslenmişti. Kiliselerin dışı, dükkanlar ve çeşitli mekanlar renk renk çiçeklerle donatılmıştı. Fazla vaktim olmadığından hepsini layıkıyla inceleyemedim ama sadece bu festival için gelmiş insanların mekanlara girmek için oluşturduğu uzun kuyruklar içeride epey güzel şeyler olduğunu düşündürdü bana.

barselona gezisinden bir kare

Ayrıca Girona’da şehrin kalesini, surları, kiliseyi, katedrali ve müzelerini gezebilirsiniz. Çok vaktim olmadığından içine girip bakamadım buralara ama şöyle bir tur atmak bile şehri sevmeme yetti. Vakti olanlar bir tam gün geçirebilir burada keyifle. Ayrıca Michelin yıldızlı restoranlarında bir akşam yemeğiyle gününüzü noktalayabilirsiniz.

barselona dali müzesi

Dali Müzesi-Figueres

Girona’ya 20 km mesafede yine trenle ulaşabileceğiniz Figueres şehrine gidip ünlü sürrealist ressam Salvador Dali’nin eserlerinin sergilendiği Dali Müzesi’ni de gezi rotanıza eklemelisiniz. Ressamlarla ilgilenmeyenlerin bile mutlaka ismini duyduğu, sıra dışı hayat tarzı ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan eserleriyle oldukça ilgi çekici bir kişi Salvador Dali. Müze binasının dış duvarları bereketi sembolize eden ekmek somunları, çatısı doğurganlığı sembolize eden ve en sevdiği yiyecek olan yumurta figürlerinden esinlenerek inşa edilmiş.

mae west odasından bir görüntü, barselona

Mae West Odası-Dali Müzesi

Müzede en bilinen eseri “eriyen saatler” tablosu dışında olağanüstü birçok eser sergileniyor ancak benim en çok ilgimi çeken ve hikayesi aklımda yer eden iki tablonun fotoğrafını sizlerle paylaşmak istedim.

dali fotoğraflarından bir kare, barselona

Üstte gördüğünüz resim çıplak gözle baktığınızda Dali’yi, fotoğrafını çekip makineden baktığınızda Dali’nin eşi Gala’yı çıplak şekilde göreceğiniz oldukça enteresan bir tablo. Tabii siz burada fotoğrafını gördüğünüz için çıplak Gala’yı çok belirgin şekilde göreceksiniz. İlk söylediğimi görmeniz için oraya gitmeniz gerekecek 🙂

barselona resim galerisi

Dali bu tabloda canlı mürekkep balıklarını fırça olarak kullanmış. Balıkları vurarak Beethoven’in portresini yapmış,  bana en farklı gelen eserlerinden birkaçı bunlardı. Müzenin içi saatlerinizi geçirebileceğiniz birbirinden ilginç eserlerle dolu.

Bence Barselona gezi rehberine bunları eklemeden dönme;

  • İspanyol lezzetleriyle damağını şenlendirmeden
  • Dali’nin eserlerini görmeden
  • Gaudi’nin eserlerini gezip onun gözünden mimariye bakmaya çalışmadan
  • La Boqeria’dan alışveriş yapmadan
  • Tutkulu bir flamenko gösterisi izlemeden dönmeyin.

Keyifli keşiflerde buluşmak dileğiyle. Bol seyahatler dilerim.

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir