Berlin’de Bulabileceğiniz En Hareketli 6 Gece Kulübü

Eğlencenin kalbi ise Almanya’nın vazgeçilmez şehri Berlin’de can buluyor. Berlin’de gece hayatı,  barları, pubları ve gece kulüpleriyle canlı bir karşılık veriyor.

Güzel bir gece ve sabaha kadar eğlence kulüpleri kapısında giriş ücreti vermeniz gerekiyor. Ancak şunu söylemek isteriz ki Avrupa ülkelerindeki diğer ülkelere göre yarı yarıya bir sayıya denk geliyor. Sadece müziğin değil aynı zamanda sanatın da çok değer verildiği bir şehir olduğunu söylemeden geçmek olmaz. Berlin gece hayatı, kimilerine göre ülkenin soğuk ve kasvetli havasından beslenerek tekno müziğe can veriyor, kimilerine göre ise mimari yapısı ve kültür çokluğundan dolayı güzel bir harman ortaya çıkıyor.

Berghain

Berghain dünyaca ünlü DJ’lerin çaldığı, dünyanın en iyi gece kulüpleri arasında ilk sıralarda bulunuyor. Eğlencenin sabaha kadar devam ettiği ve gidenin bir daha gitmek istediği after partilerini, arkadaşlarınız arasında hava atma konusu olarak kullanabilirsiniz 😊 Almanya’da bulunan çoğu bina mimarisi ve tasarımı ile göz dolduruyor. Berlin gece hayatına Berghain’dan başlayan herkes, kulübün tasarımını anlata anlata bitiremiyor.  8 saat kapıda sıra bekleyenler mi dersiniz, bodyguardı Sven’in fanları mı dersiniz, yok yok. Gerçek midir bilemeyiz, duyduğumuza göre Britney Spears, Berghain’a alınmamış. Söylemiştik, içeri alındığınızda arkadaşlarınıza hava atabilirsiniz 😊 Cumartesi gecesi gece kulübüne girdiyseniz, Pazar günü öğleden sonra mekandan çıkmanız çok normal. Berghain’a uyum sağlamak için uykusuzluğa hazır olmanız şart.

Sisyphos

Masalları ve rengarenk rüyaları sevenler için özellikle tavsiye ettiğimiz Sisyphos, Tim Burton filmlerinden fırlamış diyarlara benziyor. Burası da diğer gece kulüpleri gibi terk edilmiş koca bir binadan doğmuş. Hem de köpek fabrikasından 😊 Unutulmaz lezzette pizzalar yapan küçük bir pizza dükkanı, yapay gölü ve labirent gibi maceracı dans pisti ile enteresan bir mekan olduğu kesin. Küçük bir kasabayı andırdığını söylesek, abartmış olmayız. 10-15 günde bir unutulmaz ve büyük partiler düzenleyen Sisyphos partileri kendine özgü ve tüm hafta sonu eğlenmek isteyenler için şahane bir seçenek. Girişte bulunan bodyguardların politikaları ise kimlikten önce kısa bir soru seansı oluyor. Uzun, kalabalık bir kuyruğu ve bu soru seansını atlatırım diyorsanız, Sisyphos partilerinden birinde eğlenmeden gitmeyin.

Golden Gate

“Ben klasik kafalıyım” derseniz, Golden Gate tam da size göre. Berlin’de bulunan gece kulüplerinin en gözle görülür özelliği giriş kapısının zor bulunması. İşte Golden Gate bu konuda en gizli saklı olanlardan. Giriş yapısını bulduğunuzda, “Yok canım burası değildir” diyeceğinizden eminiz. Golden Gate’in bir diğer dikkat çekici kurallarından biri de çok uzun partilerinin olması. Ama çok uzun 😊 Cuma gecesi kulübe giriş yaptıktan sonra partinin hakkını vermek isterseniz, Pazartesi günü öğleden sonraya kadar devam eden müziğin ve partinin akışına bırakın kendinizi 😊 Minimalist, underground ve karanlık bir havası olduğunu da bilin isteriz.

Chalet

Berlin gece hayatında, diğer gece kulüplerinden farklı bir özelliği olan Chalet haftanın tüm günleri açık ve Türk mahallelerinin yoğun olduğu Kreuzberg’de bulunuyor. Tanınmış DJ’lerin yanı sıra yetenekli ve tekno müziğe baş koymuş DJ’lerin performans gösterdiği bir gece kulübü olduğunu bilerek gidin😊. Chalet, 150 yaşında bir konağa kurulmuş ve içeride 19. Yüzyıl havasını andıran dekorasyon ve tasarımı ile gidenlerin kalbine taht kuruyor. Eski lambaderler, ahşap kollu koltuklar, vintage duvar kağıtları ile nostaljik bir mekan halini almış. Bahçesinde yakılan ateşinin yanı sıra içeride  bulunan küçük odaları ile gece boyunca eğlenceyi uzatabileceğiniz bir tecrübe yaşamanızı sağlıyor. Chalet’e girmek için ayık olmanız gerekiyor ve hangi etkinliğe gittiğinizi bilmeniz gerekiyor. Bunların dışında girişte herhangi bir sıkıntı yaşayacağınızı söylemek zor 😊

Watergate

Berlin’in meşhur Watergate gece kulübünü duymayan, bilmeyen yoktur diye düşünüyoruz 😊. Spree nehrinin kenarında bulunan ve yine Berlin heyecanını yaşayabileceğiniz en kulüplerinden Watergate’in unutulmaz ses sistemi ve led ışık showunu da arkadaşlarınıza ballandıra ballandıra anlatabilirsiniz. Berlin’in gece kulüplerine göre daha şık ve yer üstü mekanlardan biri. Hatta şöyle diyebiliriz ki, giriş kapısı bile gayet iyi duruyor 😊. Yanından süzülen Spree nehri manzarasına karşı, Almanya’nın ve uluslararası DJ’lerin çalmaktan keyif aldığı mekanlar arasındadır.  Watergate’e giderken kimliğinizi unutmamanızı tavsiye ederiz. Çünkü girişteki iri bodyguardlar kimlik sormadan ve 21 yaş altı kimseyi, hatır gönül işi olsa da almıyor 😊

Tresor

Berlin eğlence kulüpleri arasında en saygın ve büyük tekno kulübü diyebiliriz. Aynı zamanda en eski kulüplerinden biri de diyebiliriz. Faaliyete girdiği ilk yıl, 1991 olarak biliniyor. Robert Hood, Jed Mills ve House of Fix gibi ünlü ve değerli sanatçıların güçlerini birleştirerek kurdukları Tresor Plak Şirketi’nin bir meyvesi olarak düşünebilirsiniz. Geniş dans pistleri, rengarenk köşeleri ve sizi oldukça heyecanlandıracak ses sistemi ile çılgınca dans ederken, terk edilmiş bir enerji santralinde olduğunuzu anlamayacaksınız bile. Evet, Berghain’da terk edilmiş bir santralde kurulmuştu. Çünkü Trestor, Berghain’in kurulmasında rolü büyük olan bir etken. Berlin’de bulunan diğer gece kulüplerinde olduğu gibi uzun, kalabalık kuyruklara ve seçici bodyguardlara hazır olun.

Berlin gece kulüplerini saymakla bitmez dersek, yalan olmaz. Gençliğin ve tekno müziğin kalbinin attığı bu şehirde, sıkıldım diyeceğiniz bir an bile olmayacak. Tekno müziği yerinde tanımak isteyenler ve farklı deneyimler yaşamak isteyenler için Berlin’de keşfedilecek çok yer var. Enerjinizi toplayın, Berlin sizi bekliyor.

İlginizi Çekebilir :  Türkiye’de Bulunan En Güzel 9 Doğal Göl

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir