İstanbul’un Güzeli Büyükada

Yeşilin ve Mavinin Doğal Güzelliği

Bir de Pembe Panjurlu Evler

Tarih boyunca Rumların ve Türklerin özellikleriyle harmanlanmış olan Büyükada Prens adalarının içinde en büyük olanıdır. Ve tabii en çok ziyaret edileni. Büyükada’nın tarihi Bizans dönemine kadar uzanıyor. Bugün orada gördüğümüz manastırları Bizanslıların inşa etmiş olduğunu söylememiz pek doğru olur. Bu manastırlar sürgün edilen ve bazıları asla Bizans’a geri dönmeyen İmparatorlar, İmparatoriçeler ve patriklerle ününü duyurmuştur. Yaklaşık 7 yüz yıl Bizans’ın sürgün yeri olarak kullandığı Büyükada’nın tarihçesi,  çok fazla taht kavgası ve siyasi anlaşmazlıklar yüzünden adaya gönderilen devlet görevlilerinin gördüğü işkencelerle dolmuştur. İşte bu adalara prens adaları denmesinin nedeni de burada karşımıza çıkıyor. Roma imparatorluğu döneminde prenslerin, imparatorların ve imparatoriçelerin sürülüp manastırlara hapsedilmesinden dolayı Bizanslılar bu adalara Prens adaları demiş. Hatta bazı yazarların da sürgün olarak bu adaya gittiğini görüyoruz.  İmparatoriçe İrini, Baltaoğlu, Keçizade Fuat Paşa adada yaşamış ünlü isimler arasında yer alıyor.  Reşat Nuri Güntekin de adada yaşamış ve Maden Mahallesi’nde bugün hala görebileceğimiz bir evi olan ünlü isimlerden.

Büyükada, otomobil seslerinden, şehrin hengamesinden, İstanbul’un yoğun kalabalığından uzaklaşmak isteyenler için güzel bir alternatif. Havası temiz, şehirle kıyaslandığında hafta içi daha sakin, sokakları, evleri masalları aratmayacak cinsten güzellikte. Şu pembe panjurlu evler dediğimiz evleri, köşkleri adanın her sokağında görmeniz mümkün.

Büyükada’ya gitmek için deniz yolunu kullanarak (Eminönü, Kabataş, Bostancı, Avcılar, Kartal dahil) 23 iskeleden kalkan deniz taksileri ya da  İDO, Turyol, Mavi Marmara gibi vapur hatlarıyla da Büyükada’ya doğru yol alabilirsiniz.

Bostancı iskelesinden bindiğimiz Büyükada vapuruyla deniz yolcuğumuz hiçbir adaya uğramadan direkt gittiği için yaklaşık 40 dakika sürüyor ve vapurdan indiğimiz gibi bizi Büyükada dondurmacıları karşılıyor. Ünlü Roma dondurmacısından krokanlı, kestaneli, cevizli ve çeşit çeşit meyveli dondurmalardan alabilirsiniz. Hepsi çok lezzetli ve devasa boyutlarda külahları var. Çarşısında biraz yürüdüğünüz zaman faytonların zil seslerini duyacaksınız. Özellikle de turistlerin ilgi odağı olan faytonlar adanın olmazsa olmazlarından. Adada resmi araçlar hariç motorlu araçların kullanılması yasak.

buyukada

9 Rum Ortodoks kilisesi, 1 Ermeni ve 1 Latin Katolik kilisesi bulunuyor. Sinagog ve Rum yetimhanesi de buradaki önemli yapılardan bazıları.

İlginizi Çekebilir :  Bursa Cumalıkızık Köyü Gezi Rehberi

Aya Yorgi Kilisesi

Aya Yorgi Kilisesi’ne ulaşmak için faytonla Lunapark Bölgesi’ne geldikten sonra, 1 km yokuş yukarı tırmanmanız gerekiyor. Hristiyan inanışına göre Aya Yorgi Kilisesi’ni ziyaret edenler yarı hacı sayılıyorlar.

Rum Yetimhanesi

Dünyanın en büyük ahşap yapısı olduğu iddia ediliyor. Ki gördüğünüz zaman siz de çok etkileneceksiniz. Konumu muhteşem ve manzarası görülmeye değer.

Reşat Nuri Güntekin’in Evi

Büyükada gezinizde  ünlü Türk romancısının evi de yer almalıdır. Ada Müzesi’nden hemen sonra yer alan evde yazarın günlük hayatını görmek mümkün.

Adalar Müzesi

Sürgünler, göçler, yemekler, müzikler ve dahası…

Kendinizi İstanbul’da değil de bambaşka bir yerde hissedeceksiniz sanki. O enerjiyi ve atmosferi yaşamak için mutlaka Büyükada’yı ziyaret etmelisiniz. Şimdiden iyi eğlenceler 🙂

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 comments