4 Şubat dünya kanser günü

Dünya Kanser Günü: Norma’nın İlham Verici Hikayesi

Dünyanın binbir türlü hali var. Hiç çaresi olmayan bir hastalığa yakalanırsanız nasıl tepki vereceğinizi düşündünüz mü? Hayat hepimiz için eninde sonunda bitecek bir rüyadan ibaret aslında. Sağlığımızda canlılığıyla bizi etkileyen bu dünyanın geçici olduğunu hiç düşünmüyoruz. Hastalanıp da ölüm denen bilinmezliğin yakınına düşenler ise daha farklı bir bilinçle, radikal kararlar verebiliyorlar. Bugün 4 şubat “Dünya Kanser Günü” olduğundan ilham verici hikayesiyle Norma’yı tanıtmak istedik size.

Norma, 90 yaşında eşini kaybetti. Bu kaybından sadece 2 gün sonra ise rahim kanseri olduğunu öğrendi. Doktorları ona hastanede kemoterapi, radyoterapi ve ameliyat içeren bir tedavi önerdiler. Ama Norma’nın kendisi için başka planları vardı. Hayatının son yıllarında bir ters takla atarak tüm bu tedaviyi reddederek Dünya turuna çıkmaya karar verdi.

Norma'nın kanser savaşı seyahati

Norma hasta olduğunu öğrendiğinde, oğlu ve gelini zaten baştan sona bir Amerika turu yapmayı planlamışlardı ve onu da davet ettiler. Hayat enerjisiyle dolu ve dünyada göreceği çok şey olduğunu bilen Norma bu teklifi kabul etti. Köpeğiyle beraber çıktığı bu turda, belki de hayatında bakmadığı kadar dikkatli baktı, hayatında yemediği kadar keyifle yemek yedi ve hayatında hiç yapmadığı kadar anı yaşadı Norma.

Fok balıklarıyla yanyana geldi, motorsiklet sürdü, Büyük Kanyon’u gördü… Tüm bunların hepsini tekerlekli sandalyesiyle yaptı üstelik. Norma, hepimize bizim neyi beklediğimizi düşündürecek cinsten bir son yazdı kendi hikayesine ve 1 yıllık gezisinin sonunda, gittiği her yere enerjisini bırakmış şekilde gözlerini bir daha açılmamak üzere yumdu. Dev bir canlı topluluğu olan biz insanların ortak psişesine de harika bir damga vurmuş oldu.

dünya kanser günü için ilham verici bir yazı

Sadece Kanser haftası etkinlikleri bağlamında değil, bu tip ilham verici hikayeleri her zaman okuyabilir, kanser olan insanların mücadelelerini izleyebilirsiniz. Tıpkı Norma’nın hikayesi gibi birçok hikaye var. Türkiye’de Kazım Kanat, kanseri teşhis edildikten sonra dünyayı gezen Megan Sullivan gibi ilham verici hayatları incelemenizi öneririz.

Kanser farkındalığı günümüzde sahip olunması gereken bir bilinç düzeyi. Yediğimiz yiyecekler, giydiğimiz kıyafetler, hatta plastik damacadan içtiğimiz su bile bizi günden güne zehirleyerek çaresi bulunamamış olan bu hastalığa yakalanmamıza yol açabiliyor. Bu fiziksel şartların dışında, iç huzurun olmadığı, stres dolu bir hayatın sonunda da kanser olduğunu öğrenen ve hayatında hiç sigara içmemiş insanlar bulunmakta. Bu nedenle en önemli şey, yaşayan herkes gibi hayatta olmamızın çok büyük bir şans olduğunu unutmamak ve buradaki sınırlı zamanınızda “Her şey çok güzeldi, teşekkür ederim!” diyeceğimiz bir hayat yaşamak.

kanser hepimizin başına gelebilir. Kanserle savaşın

Hayatınızı zihninizin dört duvarı arasına sıkıştırmayın, değerinizi anlamak için çok hasta olmayı beklemeyin. Dünya’nın dört bir yanını gezmek için çok para harcamaya gerek yok. Yola çıkmak yeter, gerisi kendiliğinden gelir. Hayatın kaosunun eğer onunla savaşmayıp beraber akarsanız yanınızda olacağını hiçbir zaman unutmayın. Sağlık dolu, coşku dolu, heyecan dolu, merak dolu bir hayat sizin olsun!

“İlk adımı atmak için, yolun tamamını görmeniz gerekmez.”

Martin Luther King

İlginizi Çekebilir :  Schengen Vizesi Nedir; Nasıl Alınır?

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir