Hayat Kısa; Durma, Gez!

Gezmek deyince aklınıza neler geliyor? Mesela; bir hafta sonunu fırsat bilip ailenizle farklı bir yere gitmek ya da arkadaşlarınızla araba kiralayıp Yedigöller’e gitmekte gezmeye dahil mi? 🙂   Evet tabi ki diye gelen seslerinizi rahatlıkla buradan duyabiliyorum. Gayet haklısınız da çünkü gezmek, insanın ruhunu dinlendiren, psikolojik olarak rahatlatan bir eylemdir. Peki insanlar için neden gezmek, farklı yerlere gitmek rahatlatıcı bir eylem? İçsel bir arayışın sebepleridir belki… Ama en doğrusu bunun sebebi, insanın doğasında olan, merak etme içgüdüsünden kaynaklanmasıdır.

Hadi gelin bunu daha iyi anlayabilmek için biraz insanlığın geçmişine bakalım. Hepimiz  Portekizli denizci, Ferdinand Macellan ismini bir yerlerden duymuşuzdur. Bu rahmetli abimiz 25 yaşındayken deniz yoluyla Hindistan’a ilk seyahatini gerçekleştirmiş ve dünyayı baştan başa keşif etmiştir. Kendisi dünyadaki tüm meridyenleri geçen ilk insan olmakla beraber, tüm zamanların en büyük deniz seferini yapmış, bunun için ise 3 yılını (47 bin mil) feda etmiştir. Çıktığı sefere katılan 265 arkadaşından yalnızda 18′ i sağ olarak dönmeyi başarmıştır. Bu 3 yıl süren serüveninde ise “Güney Amerika’daki yerlileri gören ilk Avrupalı”, “Filipinlere ilk ayak basan ve Filipinleri gören ilk insan”, gibi ünvanları almıştır. Bu yolculuk sayesinde ise uluslararası bir saat sisteminin gerekliliği yine bu rahmetli abimiz sayesinde çıkmıştır. Günümüzde dünyayı daha kolay tanımamızı sağlayan Ferdinand Macellan yine kendi döneminde birçok ilke imza atmıştır fakat ben bunları konumuzu daha fazla dağıtmamak adına anlatmayacağım. Eski tarihlerde keşif olarak yapılan ve yapan kişilerin kaşif olarak nitelendirildiği bu eylemi günümüzde, bireysel olarak “gezen kişinin daha önce hiç görmediği yerler” olarak düşünebiliriz. Kısa kesmem gerekirse o günlerden gelen keşfetme ve merak duygusu, atalarımızdan bize geçen içsel bir olaydır.

Tamam dünyayı en baştan tekrar keşfedecek halimiz yok zaten zamanında bize kalmadan keşfetmişler. Bize sadece bu saatten sonra gezmek düşüyor :). Fakat konumuzu  hafta sonu gezmelerinin bir kaç tık daha üstüne çıkartıp, size ülkeler arası geziyor olmaktan bahsetmek istiyorum. Aslında olay tam da burada başlıyor. Çünkü o yaşınıza kadar gözünüzde hayal ettiğiniz o dünyayı, gerçek manasıyla tanımaya başladığınızda bambaşka bir boyut kazanıyor. Hatta 3, 4 ülkeyi gezmiş iseniz tebrik ederim! sizde artık  günümüz kaşiflerinin verildiği isim “GEZGİN” sıfatıyla anılmaya hak kazandınız! 🙂

Peki gezmenin, insana psikolojik olarak faydalarının yanında başka ne gibi faydaları var ki?  Bu faydaları nedir mesela diye soracak olursanız size ufakça bunları maddeler halinde bahsetmek istiyorum.

1- Sizin etrafınızda dönen hayatın dışında başka yaşamlar da olduğunu fark edersiniz;

İlginizi Çekebilir :  En Az Bir Kere Ziyaret Etmeniz Gereken 11 Sihirli Kasaba

Dünya sadece bizim etrafımızda dönmüyor beyler!  Mesela; bir kaç ülke gezmeye başladıktan sonra, senin bindiğin arabanın markasını ömründe hiç duymamış, giydiğin marka kıyafetleri hiç görmemiş insanlarla karşılaşmaya başladıktan sonra kendini daha fazla sorgulamaya başlıyorsun. Dediğim gibi dünya sadece bizim etrafımızda dönmüyor…

2- Kendinizi keşfetme fırsatı bulursunuz;

Bu çok klişe gelebilir size ama durum gerçekten böyle.  Seyahate çıktığınızda  aynı zamanda kendinizi keşfetmek için kendinize fırsat vermiş oluyorsunuz ve bu düşünmenizi sağlıyor. Dünyanın ne kadar büyük olduğunu fark edip kendinizi sorgulamaya başlıyorsunuz.

3- Kendinize olan güveniniz artar;

Ben ilk yurtdışı deneyimim Tayland’a olmuş ve bunu bir arkadaşımla gerçekleştirmiştim. İlk defa yurt dışına çıktığımdan dolayı acaba başımıza birşey gelir mi?, sorun yaşar mıyız? gibi soruları kendime sorup duruyordum. Orada olduğumuz 15 gün içinde günler ilerledikçe ve alışmaya başladıkça kendime olan güvenim bir kaç kat daha arttı çünkü kendi başıma da bir şeyler yapabileceğimin farkına vardım. Ülkeye döndükten 2 ay sonra Filipinler’de olan Palawan adasına tek başıma seyahat gerçekleştirdim ve oranın yerel halkıyla 15 gün yaşadım.

4- Yeni kültürler tanırsınız;

Bir kültürü tanımak için o kültürü yaşayan ülkelerin ülkelerin havasını solumanız, orayı yaşamanız gerekiyor. Bazı ülkelerin kahvaltı kültürleri olmadığı  gibi bazı yerlerde oraya özgü yerel yemekler vardır. Bazı ülkelerde ise yemek yeme tarzları bile farklı. Ya da inanış konusunda da aynı durum söz konusu.

5- Dünyanın her yerinden arkadaşlarınız olur, yeni insanlar tanırsınız;

Seyahatiniz sırasında öyle insanlarla karşılaşırsınız ki siz bile buna şaşıp kalırsınız. Bazen tanıştığınız insan, kendi ülkesinde ünlü bir iş adamı ya da dünyanın her tarafını köşe bucak gezmiş birisi olabilir. Onlardan dinleyeceğiniz hikayeler bile bazen hayata bakış açınızı değiştirebiliyor.

6- Kendinize ömrünüzün sonuna kadar unutamayacağınız anılar bırakırsınız,

Yurt dışına çıktığınızda bazen başınıza öyle olaylar geliyor ki ömür boyunca unutamıyorsunuz. Bazen el değmemiş doğa harikası manzaralarla karşılaşıyorsunuz ya da daha önce hayatınızda hiç yapmadığınız bir eylemi daha kolay gerçekleştirebiliyorsunuz. Bir örnek olarak, Filipinler’de tanıştığım 12 yabancı arkadaşımla birlikte tekneyle okyanusa açılmamızı ve ilerlerken teknenin motorunun bozulmasını, bu yüzdende 1 saat kadar okyanusta dalgalarla boğuşmamızı verebilirim:) Ne var bu da bir anı sonuçta:)

Bu bahsettiğim faydalara bir çok şey daha ekleyebiliriz. Sonucumuza gelecek olursak; size tavsiye edeceğim tek bir söz var  hayat kısa; durma, gez!  🙂

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir