hollanda gezi rehberi

Hollanda Gezi Rehberi

Rengarenk laleleri, kocaman yel değirmenleri ve lezzetli peynirleriyle tanınan şahane bir ülkedeyiz. Hollanda gezi rehberi yazımda ülkenin en turistik şehri Amsterdam’ın yanında gerçek Hollanda kültürünün hakim olduğu Delft, Volendam, Rotterdam gibi harika kentlerinden de bahsedeceğim size. Özellikle doğal güzelliği ve tertemiz doğası ile Marken Adası, Avrupa’da en sevdiğim yerlerden biri oldu.

Hollanda’nın baharda ve yaz mevsiminde güzel olacağından eminim fakat benim gittiğim kış mevsiminde de çok keyifliydi. Donmuş kanallar üzerinde buz pateni yapan bir sürü küçük çocuk gördüm mesela. Aileleri buzun çatladığı noktayı bir atkıyla işaretlemiş ve oturup gönül rahatlığıyla arkadaşlarıyla sohbet ediyorlardı. Ülkemiz annelerinde sanırım asla göremeyeceğimiz bir rahatlık 🙂 Ayrıca kış sebebiyle bazı mekanların daha tenha ve huzurlu olması avantajlarından biri.

Hollanda gezi rehberi, buz tutmuş nehir

Hollanda gezi rehberi yazıma başlamadan önce ülke hakkında kısaca bilgilenelim. Topraklarının büyük kısmı deniz seviyesinin altında olduğu için “alçak ülke” anlamına gelen Netherlands denmiş buraya. Topraklarının çoğunluğu Batı Avrupa’da bulunuyor, ayrıca Karayipler’de üç adası var. Ülkede çoğunlukla Flemenkçe konuşuluyor fakat İngilizce de yaygın olarak kullanılıyor. Schengen vizesi almanız gereken bir ülke ve para birimi olarak euro kullanılıyor.

Hollandalılar son derece açık görüşlü, esnek ve özgürlüğüne düşkün insanlar. Eşcinsel evliliğin ve başkentinde devlet kontrolünde uyuşturucu tüketiminin serbest olduğu bir ülke burası. Amsterdam’da “Coffee shops” adındaki yerlerde insanların bir yandan bir şeyler içip sohbet ettiğini bir yandan da esrar tükettiğini görebilirsiniz. Buna rağmen insanların sapıtmadığını ve sizin için tehlike içeren bir durum içermediğini söylemeliyim. Aslında yasaklanan şeylerin insanları daha uç noktalara ittiğini burada bir kez daha görüyorsunuz fakat konu yanlış anlaşılabilir diye fazla uzatmıyorum 🙂

Biraz da Hollanda mutfağından bahsedelim diyeceğim ama peynirleri dışında pek özel bir şey yok. En meşhuru olan Gouda peynirinin dışında onlarca çeşit peynir var. Sokakta veya marketlerde küçük tadımlıklarla damak zevkinize göre peynirler bulabilirsiniz. Bitterballen isminde patatesli etli küçük köfte kroketleri var, oldukça lezzetli. Deniz ürünü sevenlere haring ve kibbeling öneririm. Haring çiğ olarak tüketilen soğan ve turşuyla tatlandırılmış ringa balığı. Çiğ olduğundan cesaret edemem derseniz kibbeling (mezgit ya da morina balığından yapılıyor) damak zevkinize daha çok hitap edecektir.

Hollanda gezi rehberi, hollanda yemekleri

Fotoğraf kaynağı: quora.com

Tatlı olarak da Stroopwafels isimli tartlarından deneyebilirsiniz.

hollanda gezi rehberi, hollanda yemekleri

Fotoğraf kaynağı: yemek.com

Artık Hollanda gezi rehberimize başkent Amsterdam ile başlayalım…

AMSTERDAM

Hollanda’nın başkenti ve ‘özgürlükler şehri’ olarak ünlenen Amsterdam’ı yürüyerek, bisikletle veya teknelerle gezebilirsiniz. Amsterdam’da insandan daha çok bisiklet var ve yollar onlara uygun olarak düzenlenmiş. Yayalardan daha fazla yasal haklara sahipler, o nedenle karşıdan karşıya geçerken iki tarafı da kontrol etmeyi ihmal etmeyin, mümkünse bisiklet kazasına yol açmayın, büyük ihtimalle siz suçlu olacaksınızdır.

Amsterdam-Hollanda

Özgürlükler şehri dedim Amsterdam için, bunu neden dedim? Şehirde birçok yerde görebileceğiniz Coffee shoplarda bilumum esrar çeşidini bulabilirsiniz ve tüketmek yasal. Ayrıca bu konulara meraklıysanız sadece Amsterdam’da bulabileceğiniz esrarlı ve mantarlı kekleri de deneyebilirsiniz. Vücudunuzun nasıl tepki vereceğini bilmediğiniz için küçük miktarlarda denemenizi öneririm. Gözünüzü cüzdansız şekilde hiç tanımadığınız bir mekanda veya hastanede açmanız tatilinizi zehir edebilir. Bir de buradan aldığınız maddeleri başka bir ülkeye hatta Hollanda’nın başka bir şehrine götürmeyi denemeyin, çünkü başka yerde yasal değiller.

Özgürlükler şehrinin diğer bir özgür bölgesi de Dam Meydanı’nda bulunan Red Light District. Burayı nasıl anlatmalıyım bilemiyorum aslında 🙂  İçerisinde küçük kırmızı odalarda sex işçisi kadınların kendilerini sergilediği, coffee shoplar, sexshoplar, striptiz kulüpleri ve çeşitli yetişkin showlarının yapıldığı işletmelerin bulunduğu bir mahalle burası. 6500 metrekarenin tamamı kırmızı ışıklarla donatılmış (bazı yerler mor ışıklı, buraları travesti sex işçileri kullanıyormuş) devlet vergisine tâbi olarak işletilen tamamen yasal bir mahalle. Bu bölgede fotoğraf çekmeniz yasak, gizlice çekmeye çalışırken etrafta bolca bulunan sivil polisler tarafından yakalanıp soluğu polis merkezinde alabilirsiniz, dikkat edin. Daha fazla detaya girmeden Amsterdam kısmını noktalıyorum.

Bunun dışında Amstel nehrinin oluşturduğu kanalların kenarlarında yürüyüşler yapabilir, suya yansıyan renkli evleri seyredebilir, bisiklet kiralayıp şehri turlayabilirsiniz. Aslında ne doğal güzelliği ne de görülecek bir yapısı pek yok Amsterdam’ın. Bahsettiğim özgürlük noktaları sanırım birçok kişi için çekici yapıyor burayı. Ama bana sorarsanız şimdi bahsedeceğim gerçek Hollanda kültürünün hakim olduğu diğer şehirler çok daha güzel.

VOLENDAM

Amsterdam’a yarım saatlik mesafede bulunan bir Kuzey Hollanda şehri Volendam. Eskiden liman olduğu zamanlardan kalma balıkçı kayıklarını izleyerek sahil kenarında yürümek oldukça canlandırıcı gelecektir, deneyin bence. Rengarenk ve güzel çatılı evleri, sessizlik ve huzur kaynağı sokaklarında yürüyüş yapmak bile keyifliydi. Bunun dışında yel değirmenlerini, şehrin kilisesini, müzesini ve ünlü peynir fabrikasını ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca burada Hollanda’nın birçok yerinden daha ucuz hediyelik eşyalar bulabilirsiniz. Tahta ayakkabılar, laleler, magnetler ve bilumum buraya özgü şeyi uygun fiyatlarla alabilirsiniz.

hollanda gezi rehberi, hollanda volendam

Volendam-Hollanda

MARKEN

hollanda gezi rehberi, hollanda marken adası

Marken Adası-Hollanda

Hollanda’nın küçük ve şirin bir adası Marken. Önceleri her adada olduğu gibi yalnızca teknelerle ulaşılabilirken artık adaya uzanan bir karayolu olması sebebiyle aslında yarımada demeliyiz. Hollandalılar coğrafi konumları sebebiyle denizi doldurmada ustalaşmışlar, buraya da ince uzun bir karayolu doldurmuşlar ve hatta bisiklet yolunu da unutmamışlar. Karayolundan adaya yolculuk da ayrıca keyifli, sağınızda ve solunuzda uçsuz bucaksız bir deniz manzarası izleyerek önünüzde uzanan incecik yolda yolculuk etmek değişik bir deneyimdi.

Hollanda gezi rehberi hazırlarken karşılaştığım tahta ayakkabı atölyesi

Marken Adası tahta ayakkabı atölyesi

Hollanda’da beni en çok etkileyen yer burası oldu, bence siz de Hollanda gezi rehberinize eklemelisiniz. Yemyeşil, sadece kuş seslerinin duyulduğu tertemiz bir doğası var. Sokaklarında yürürken mekan algımı yitirip kaybolmuşluğum var hatta 🙂 Burada ilk karşınıza çıkacak şey ünlü tahta ayakkabı atölyesi. Burada Hollanda köylerinde halen kullanılmakta olan tahta ayakkabıların nasıl yapıldığını görebilir ve satın alabilirsiniz. Köylerde yaşayan insanlar halen tercih ediyorlarmış bu ayakkabıları çünkü hem su geçirmiyor hem dayanıklı hem de hayvanlar ayaklarına bastığında acımamasını sağlıyormuş.

Hollanda gezi rehberi, Hollanda Marken Adası

Marken Adası-Hollanda

Beatrix Köprüsü’nü geçip sahile doğru yürüdüğünüzde bir meydan karşılıyor sizi. Burada oturup bir şeyler içebilir, yemek yiyebilirsiniz. Aslında gezilecek başka bir yeri yok Marken’in, tamamen sizi yaratıcılığınıza ve saptığınız sokak aralarına bağlı olarak rotanızı oluşturabilirsiniz. Evlerin mimarisi inanılmaz güzel, soğuk havada sokaklarda dolaşırken yüksek çatılı ve içinde şömine yanan bu şirin evlerin yanından geçerken burada en az birkaç gün kalabilmeyi diledim. Kim bilir belki bir gün gerçek olur…

İlginizi Çekebilir :  Iona Adası'na hoşgeldiniz: İskoçya'nın Gizli Mistik Yeri

LAHEY

Hollanda gezi rehberi, gezilecek yerler, Lahey

Lahey-Uluslararası Adalet Divanı

Marken’den çıkıp Güney Hollanda’ya doğru iniyoruz, arabayla 1 saat, trenle 2 saat mesafede bulunan Lahey diğer adıyla Den Haag kentindeyiz. Başkent Amsterdam olmasına rağmen hükümet, bakanlıklar, parlamento binaları ve devlet konseyi bu kentte bulunuyor. Lahey deyince hepimizin ilk aklına gelen Dünya İnsan Hakları Mahkemesi bu şehirde.

hollanda gezi rehberi hazırlarken karşıma çıkan sönmeyen ateş

Barış Sarayı önündeki Sönmeyen Ateş

Dünya barışı ve adaleti için birçok devletin işbirliğiyle yapılmış Barış Sarayı içerisinde Uluslar arası Adalet Divanı bulunuyor. Sarayın önünde 2002 yılından beri dünya barışı için yanan sembolik bir ateş ve dünyanın her yerinden getirilen taşlar sergileniyor. Rehberler eşliğinde sarayın içini gezebilirisiniz.

Ayrıca alışveriş yapabileceğiniz ünlü caddesi Passage, Hollanda’nın minyatür şeklinde sergilendiği Madurodam, etkileyici peyzajlarıyla yemyeşil parklar bulabilirsiniz Lahey’de.

DELFT

Lahey ile Roterdam arasında bulunan küçük bir şehir burası. Kanalları ve büyük ölçüde korunmuş eski yapıları ile tipik bir Hollanda şehri olduğundan bence Hollanda gezi rehberi listenize eklemelisiniz. Şehrin merkezinde çok iyi korunmuş çok sayıda bina var. Tipik Hollanda şehir mimarisinde olduğu gibi burada da sokaklar kanalların üzerindeki köprülerle birbirine bağlanıyor. Şehirdeki Eski Kilise mutlaka ziyaret edilmeli, mimari anlamda çok güzel gerçekten. Belediye binası, müzeleri, şehrin kapıları hepsi o kadar iyi korunmuş ve o kadar iyi restore edilmiş ki 17. yy’da hissediyorsunuz kendinizi.

Hollanda Delft Belediye binası, hollanda gezi rehberi

Delft-Belediye Binası

ROTERDAM

Hollanda gezi rehberi yazarken karşılaştığım güzel bir manzara

Delft’ten 15 km uzaklıktaki bu liman şehri nüfus açısından Hollanda’nın en büyük ikinci şehri. Avrupa’nın en büyük limanını barındırdığı için önemli bir ticaret merkezi Roterdam. Bu şehirde modern mimari anlamında birçok farklı eser görebilirsiniz.

Hollanda Erasmus Köprüsü, Hollanda gezi rehberi

Erasmus Köprüsü-Roterdam

Şehrin kuzey ve güney yakasını birbirine bağlayan Erasmus Köprüsü tek bir sütun ve bir sürü çelik halatla havadaymışçasına duran enteresan bir köprü.

Hollanda gezi rehberi, Hollanda mimarisi

Kübik Evler-Roterdam

Roterdam’da görmeniz gereken bir başka ilginç yapı Kübik Evler. Hollandalı mimar Piet Blom tarafından inşa edilmiş bu sıra dışı evler 1970’de inşa edilmiş. Şehir İkinci Dünya Savaşı’nda yerle bir olduğundan tamamen yeniden inşa edilirken mimari anlamda farklılık ve çekicilik yaratmak istemişler sanırım. Evler üç kattan oluşuyor, ilk kat ve üçüncü kat üçgen şeklinde ve piramit şeklindeki tavan camlardan yapılmış. 2,5 € karşılığında içine girip gezebilirsiniz.

Bunların dışında benim görmeye zamanımın yetmediği Euromast Gözlem Kulesi’ni, St. Laurenskerk Kilisesi’ni ve müzelerini ziyaret edebilirsiniz.

Bence Hollanda gezine bunları eklemeden dönme;

  • Huzurlu ve sessiz Marken sokaklarında yürüyüş yapmadan
  • Bir bisiklet kiralayıp Amsterdam sokaklarında gezmeden
  • Tahta ayakkabılarla yürümeyi denemeden
  • Meşhur balıklarından birini yemeden dönmeyin.

Keyifli keşiflerde buluşmak dileğiyle. Bol seyahatler dilerim.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 comments

  • Yine muhteşem bir yazı olmuş. Elinize sağlık 🙂

  • Merhabalar. Güzel yazı. Bilgiler ve tüm paylaşımlar için teşekkürler. Ocak ayının sonlarında 5 günlük bir Hollanda tatili planladık. Kışın gezilir mi?? Maalesef bu zamana denk geldi. Benim sormak istediğim şey şu: Ulaşım ücretleri oldukça pahalı, aceba araç kiralayıp dolaşsak daha mı doğru olur? Sadece Büyük şehirleri değil uğramak istediğimiz bir kaç uzak kırsal bölgede var. Aslında bir çok soru var kafamda ama şimdilik bu kadar rahatsızlık vermeyi tercih ediyorum. Teşekkürler.