Iona Adası’na hoşgeldiniz: İskoçya’nın Gizli Mistik Yeri

Kültür turizmi yapmak isteyenler için ilginç tarihi olan yerlerden birini tanıtıyoruz. Burası küçük ve sakin bir ada olan Iona. Sadece altı kilometre (dört mil) uzunluğunda ve iki kilometre (bir mil) genişliğinde ancak İskoçya ve dünya üzerindeki katkısı büyük. Burada dünyaca ünlü St. Columba manastırı kuruldu ve ada İskoçya’da Hıristiyanlığın beşiği olarak biliniyor. Ayrıca beyaz kum plajları, yaban hayatı, çeşitli bitki hazinesi ve derin bir barış anlayışı ile keşfedilmesi gereken yerlerden biridir. İşte bu mistik ada için hazırladığımız rehberimiz başlıyor.

Iona Adası Nerede?

İskoçya’nın batı kıyısındaki uzak Ardnamurchan yarımadasında olan, Mull Adası’nın kıyısından yaklaşık iki kilometre uzakta bulunan Iona Adası, Atlas okyanusunun batısındaki rüzgarlarla ün yapmıştır. Küçük bir ada olan Iona’da ana yerleşim merkezi olan Baile Mòr’a yerel halkı tarafından The Village adı verildi. Yerleşik nufüs sayısı yaklaşık 200 kadardır. Ancak her yıl ada 130.000 ziyaretçiyi cezbetmektedir.

Ada Tarihi

Manastırı bulunan Columba karaya inmeden çok uzun yıllar önce insanlar Iona’da yaşıyorlardı. Adadaki en yüksek nokta sadece 101 metre (331 fit) olup, yüzyıllar önce Columba’dan kalma bir demir çağından gelen tepe kalesi kalıntıları ile kaplıdır. Bununla birlikte, Saint Columba’nın adaya gelişi Iona’nın günümüzdeki önemini hala koruyor olmasının sebeplerinden biridir. Vakti zamanında yaşayan İrlanda halkı, bölgeden sürgün edildikten sonra Columba ve oniki yardımcısı, adadaki ilk manastırı kurdu ve İskoçya’nın yerlilerini Hıristiyanlığa, ardından Kuzey İngiliz Anglo-Sakson kabilelerine dönüştürme sürecine başladı. Iona adası bu sayede Hıristiyan dininin öğrenilmesi ve yayılması için bir merkez olarak ünlendi.

MS 8. yüzyılda başlayan Viking baskınlarını takiben Iona keşişleri, 849’da manastırı terk etmeye karar vererek dini kalıntılarını ve hazinelerini İskoçya ve İrlanda arasında paylaştılar. Bu olaydan sonra Iona karanlık bir çağa girdi, yüzlerce yıldır bölgeyi anlatan az sayıdaki kitapla birlikte adanın tarihi öğrenilmeye başlandı.

1203 yılında adada bir Fransız manastırı kuruldu ve Abbess, Bethoc, Isles’in en ünlü lordlarından biri olan Somerled’in kızı adayı yönetmeye başladı. Ortaçağda bir Augustinus rahibe kurumu kuruldu, ancak hem bu hem de Manastır yaşanan Reformasyon sonrasında yıkıldı.

Anlattıklarımız oldukça uzun bir tarih dersi gibi görünse de tam da bu sebeplerden dolayı Iona, turistlere mıknatıs olmaya devam ediyor. Adadaki yıkılmış binaları onarmak adına Iona Katedral Koruma Merkezi’nin 1899 yılında kurulması sayesinde 1938’de Iona Topluluğu kuruldu. Bu topluluk ayrıca hala insanları adaya getirmeye ve kültür turizmini yaşatmaya devam ediyorlar. İskoçya’nın tarihi, İrlanda, Norveç, Fransa’nın 50’den fazla kralının da dahil olduğu eski yapıların ve son olarak da Birleşik Krallık’taki İşçi Partisi’nin lideri olan John Smith’in mezarı gibi önemli yer ve olaylar burada bulunuyor.

İlginizi Çekebilir :  Lili Marlene’in Aşkı İçin: Almanya’da Görülmesi Gereken Yerler

Ancak, bu güzel adayı ziyaret etmenin başka sebepleri de var.

Doğa

Iona hem karada hem de özellikle kıyılarında zengin bir tabiata sahiptir. Buradaki kırlar özellikle yaz ortasında, deniz kuyruğu, dört orkide çeşidi ve dikenleri gibi ilginç şeyler barındırıyor. Ada, bıldırcın kılavuzu (yelvegiller familyasından bir kuş türü), komik suratlı martılar, buz dalgıcı (dalgıç kuşugiller familyasına ait bir kuş türü) gibi ilginç kuş türlerine ev sahipliği yapıyor. Açık denizde Iona suları, dünyanın en büyük ikinci balığı olan büyük camgöz (dünyanın en büyük balığı olan balina köpek balığından sonra gelen, dünyanın 2’nci büyük balığıdır. 10 metre uzunluğa ve 3 ton ağırlığa ulaşabilir. 12 ya da 15 metre uzunluğunda olan daha da büyükleri görüldüğü anlatılmıştır), katil balina (okyanus yunusları ailesinin en iri üyesidir. Yayılım genişliği olarak dünyada en yaygın ikinci memelidir ve tüm okyanuslarda bulunur), pilot ( Malta palamutu’da denmekte) ve minke balinalarını, yunus türlerini ve bazen de nadir görülen dev güneş balıklarını çekiyor. Buna kıyı şeridinde bulunan su samurları ve mühürleri de eklenince doğa severlerin adaya nasıl akın ettiğini tahmin etmek çokta zor olmasa gerek. Küçük bir coğrafik alanda, birçok farklı türe yakın olabilmek herkese nasip olmuyor.

Diğer aktiviteler

Iona’da bir golf sahası var ve ücretsiz. Ücretsiz olmasının sebebi ise adanın her yerinde bitki örtüsünün golf yapmaya elverişli olması. Golf sahaları, koyun ve inekler tarafından kullanılıyor. 🙂 Kıyılarında sahil boyunca güzel manzaralar var. Iona plajları adanın her yerinde var ve ada hakkında harika şeylerden biri de şu:  Adanın hangi plajına giderseniz gidin ve rüzgarın yönü ne olursa olsun, bölgede güzel ve korunaklı bir plaj bulmak mümkün! Yine adada yürüyüş alanları bol miktarda bulunuyor ve adanın güneyindeki terk edilmiş mermer ocağı gibi yerler size harika manzaralar sunuyor. Bu adada sessiz bir yer bulmak çokta zor değil çünkü bölgede sadece birkaç araba bulunuyor. Burayı keşfetmek isterseniz en iyi seçeneğiniz bisiklet kiralamak olacak.

Burada yaşamanın hızı sizin alıştığınızdan daha yavaş ve bu durum adanın büyüsüne katkıda bulunuyor. İster Hristiyan alemi tarihinin derin anlamıyla, ister barışçıl toplumuyla, isterse de güzel yaban hayatı ve bitkileri sebebiyle olsun bu adayı fırsatınız olursa mutlaka ziyaret edin. Pişman olmayacaksınız.

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir