İsviçre Kapsamlı Gezi Rehberi

İsviçre Gezi Rehberi ve Gezilecek Yerler

Çikolatasında tutun da, doğa güzelliklerine kadar harikulade memleket İsviçre’yi merak edenler için fevkaladenin fevkinde bir İsviçre gezi rehberi hazırladık!

Adını sıklıkla James Bond filmlerinde duyduğumuz İsviçre, nispeten küçük bir Avrupa ülkesi olabilir ama kesinlikle en çok övgüyü hak edenlerinden bir tanesi. Refah seviyesinden tutun da tarihi ve doğal güzelliklerine kadar; insan hakları ve özgürlüklerden tutun da yemeklerine ve kültürüne kadar dünyanın en yaşanılası şehirlerinden bir tanesi İsviçre. Hal böyle olunca, biz de kamp ateşimizi yakalım ve İsviçre hakkında bilgi almak isteyenlerle sohbet edelim dedik. Buyursunlar kamp ateşinin başına!

Nerede?

İsviçre çoğu zaman İsveç ile karıştırılıyor. Normaldir, sıkmayın canınızı. Ancak İsveç kuzeyde, Finlandiya’nın yanı başına yer alırken, İsviçre, Avrupa’nın ortasında (ve kesinlikle daha sıcak) bir yerlerde yaşamına devam ediyor. İsviçre nerede diye haritaya bakıyorsanız, kendisi küçüktür ama komşuları büyüktür. Batıdan Fransa’nın, kuzeyden Almanya’nın, güneyden İtalya’nın ve doğudan Avusturya’nın komşusudur.

Konum : https://goo.gl/maps/dRn41VqYxfo

Tarihi

İsviçre tarihi epey eskidir aslında. 150 bin yıl öncesinde burada insansıların yaşadığı biliniyor. O zamandan beri, uygarlık burada gelişmiş. Ancak tarım devrimini görece geç yapmışlar. En eski tarım yerleriyle ilgili bulgulara göre tarım burada M.Ö. 5300 yıllarında başlıyor.

Yerleşik hayata geçildikten sonra kendi halinde epey bir süre takılan İsviçre yerlileri, nihayetinde Roma İmparatorluğu’nun yükselişiyle birlikte M.Ö. 1. yüzyılda Romalıların topraklarına katılıyor ve uzunca bir süre onların egemenliğinde kalıyor. Roma İmparatorluğu’ndan sonra 6. yüzyıl civarında ise Frank İmparatorluğu’nun topraklarına katılıyor. Bu durum da birkaç yüzyıl devam ediyor ve bu sefer sıra, 1000 yılı civarında, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’na geliyor.

13. Yüzyıl’da, bağımsızlığını kazanabilmek için bir federasyon kuruluyor: Eski İsviçre Federasyonu. Uzunca bir süre de devam ediyorlar. Avrupa’nın göbeğinde oldukları için pek çok değişimden, yenilikten ve hatta savaşlardan epey etkileniyorlar. Hatta Fransız Devrimi’nden sonra Fransızlar’ın işgali altına giriyorlar. Nihayetinde 1848’de İsviçre Federal Anayasası kabul ediliyor ve bugünkü İsviçre Devleti kuruluyor.

Yüzölçümü, Şehirleri ve Nüfusu

İsviçre’nin görece küçük bir memleket olduğunu söylemiştik. Hele ki komşularına kıyasla, şehir gibi kalıyor. Mesela, Fransa’nın büyüklüğü yaklaşık Türkiye kadar, 600 bin kilometrekare. Almanya ve İtalya ise 300 binlerde dolaşırken, İsviçre’nin yüzölçümü sadece 41 bin kilometrekare. Marmara Bölgesi’nin büyüklüğünün yarısından birazcık fazla.

İsviçre nüfusu oldukça az, 9 milyon civarında. Üstelik bunu oldukça güzel bir şekilde dağıtmayı da bilmişler. En kalabalık şehri, 300 bin kişi ile Zürih. Onu 200 bin ve 170 bin ile Cenevre ve Basel izliyor. Bern dördüncü, Lozan ise beşinci sırada.

İsviçre’de şehir kavramından çok kanton kullanılıyor. Aslında bizim şehirlerimize tekabül eden bir idari yapılanma. 26 tane kantonu var. İlginç bir şekilde İsviçre’nin bir başkenti yok. En azından resmiyette. Fiilen ise başkent görevini Bern üstlenmiş durumda zira federal hükümet burada toplanıyor.

Dili, Dini ve Kültürü

İsviçre, komşularından epey etkilenmiş bir memleket. Nüfusun %75 kadarı Almanca konuşuyor. Kalan kısmın büyük bölümünü ise Fransızca konuşanlar oluşturuyor. Bitti mi? Bitmedi. İtalyanca da konuşuluyor memlekette ve bu üç dil de, resmi diller arasında kabul ediliyor. Tabii her dil, ilgili komşunun yakınlarında daha sık konuşuluyor.

İsviçre’nin resmi bir dini yoktur. Ancak vergilendirme yoluyla Roma Katolik Kiliseleri desteklenir. Ülkenin büyük bir çoğunluğu da Roma Katolikleri’ndendir. Yaklaşık olarak %40’ına tekabül eder. %30’unu protestanlar oluştururken, %20’si herhangi bir dine mensup değildir. Ülkedeki Müslüman sayısı, resmi verilere göre, nüfusun %4’ü civarındadır.

İsviçre’de yaşam çok seslidir. Her dilden ve dinden insan bulabildiğiniz gibi, her düşüncenin insanını da bulabilirsiniz. Pek belli etmezler ama geleneklerine epey bağlı bir memlekettir. Tabii ki saf bir İsviçre geleneğinden bahsetmek pek mümkün gibi gözükmüyor. Komşularından epeyce etkilenmişler. Ancak bunları kendilerine has bir şekilde yorumlamışlardır ve çağlar boyunca kendilerinin bir parçası haline getirmişlerdir.

İklimi

İsviçre’nin çoğunlukla dengeli bir iklimi vardır. Sıcaklık yıl içerisinde değişebilir, ancak mevsim içinde pek değişmez. Farklı noktalarında farklı iklim koşulları görülmesiyle birlikte İsviçre iklimi genel olarak ılıman iklimdir. Yaz ayları sıcak ancak zaman zaman yağışlı geçer. Kış aylarında ise nem düşüktür ve özellikle yüksek yerlerde hava sıcaklığının düşmesine rağmen, oldukça dengeli bir iklim görülür. Sizi pek şaşırtmaz.

Eğer Alplerde kayak keyfi yapmak istiyorsanız, ocak ve şubat ayları sizin için çok ideal. “Yok efendim, ben şehir şehir, o müze senin bu müze benim gezeceğim.” derseniz de nemin nispeten düşük olduğu, soğukların tam başlamadığı eylül ve ekim aylarında ziyaret etmeniz tavsiye edilir (bizim tarafımızdan!).

İlginizi Çekebilir :  İsviçre'ye Ne Zaman Gidilir?- Sıralı Tam Liste

Para Birimi ve Ekonomisi

İsviçre dünyadaki en zengin ülkelerden birisidir. Oldukça iyi kaynaklara sahipler ve bu kaynakları da epey verimli kullanıyorlar. İyi plan yapıyorlar ve bunu iyi uyguluyorlar (futbolda değil, ekonomide). Hatta 2015 yılında, resmi çalışma saati 6’ya indirilmiş. Günde sadece 6 saat çalışıyorlar ve gelir de oldukça adaletli bir şekilde dağılıyor. Kimsenin parasal olarak derdi tasası yok yani. Bu anlamda İsviçre ekonomisi epey kuvvetli. İsviçre para birimi ise sıklıkla sanılanın aksine Euro değil, İsviçre Frangı. İsviçre Frangı ise yaklaşık olarak 5,5 TL’ye denk geliyor.

İsviçre Vizesi

Avrupa ülkeleri için alacağınız ya da aldığınız Schengen vizesi İsviçre için de geçerlidir. Yine de İsviçre’ye gidecekseniz eğer, çok da gerekli olmamakla birlikte, vizenizi İsviçre üzerinden almanız beklenir. Yoksa kapıda sizi biraz soruşturup tersleyebilirler. İsviçre vize işlemleri için aracı bir kurumla görüşmeniz gerekiyor. Biraz tuzlu. Kalacağınız gün sayısına bağlı olarak değişmekle birlikte, kısa seyahatlerinizde dahi 600 TL gibi bir ücreti ödemek durumunda kalabilirsiniz. Eğer başvurursanız vizenizle ilgili sonuç 5 – 7 iş günü içerisinde size bildiriliyor.

Nasıl Gidilir?

Oldukça kolay. İstanbul ve Ankara’dan hem direkt hem de aktarmalı uçuşlar bulmak mümkün. Direkt uçuşlar için İsviçre uçak bileti fiyatları, erken rezervasyona ve biraz da şansınıza bağlı olarak, 1300 TL’yi bulabiliyor. Bunlar iyi ihtimaller. Kötü senaryoda ise 1800 – 1900 TL’yi konuşuyoruz. Aktarmalı uçuşlar seyahat saatinizi artırabilir ancak daha ucuza gelebilirler. Belki çok bir şey etmez ama, özellikle düşük bütçeli bir gezginseniz, nereden kıssanız kardır. Hatta şansınız yaver giderse vize ücreti kadar bir indirimle uçabilirsiniz.

Konaklama

İsviçre otel fiyatları biraz tuzlu. Özellikle turist çeken bölgelerdeki fiyatlar 600 – 700 TL’den başlıyor ve 8 bin liraya kadar otel bulmak mümkün. Ortalama ise 2 bin – 3 bin civarında. Daha az turistik bölgelerde ise 300 TL’yi zorlayabiliyorsunuz. Düşük bütçeli gezginler couchsurfing rehberimize göz atabilirler.

Festivaller

Eğer festival severseniz, İsviçre festivalleri tam size göre. Farklı bölgelerde bir sürü festival düzenleniyor. Ocak sonunda balon festivali yapılıyor, sıcak hava balonlarıyla tepeden ülkeyi izliyorsunuz. Nisan ayında, epey önemli bir klasik müzik festivali olan Interlaken Müzik Festivali var. Aynı şekilde haziran ayında Lugano Festival Jazz var, bir yolunu bulup mutlaka gidin. Sinefiliyseniz eğer, ağustos ayında Locarno Uluslararası Film Festivali, ekim ve kasım aylarında da Cenevre Uluslararası Film ve TV Festivali düzenleniyor.

Mutfağı

Dili gibi, yemekleri de bölgeden bölgeye değişiklik gösterebiliyor. Ancak oldukça sofistike lezzetlere sahipler. Fondü, raklet ve rösti gibi yemeklere ülke genelinde rastlamak mümkün. Geleneksel İsviçre mutfağı olarak adlandırılan yemekler ise Avrupa yemeklerinden epeyce etkilenmişlerdir.

İsviçre özellikle çikolata ve şarabıyla ünlüdür. 18. Yüzyıl’dan beri dünyanın en iyi çikolatalarını üretiyorlar. Hatta ilk sütlü çikolata 1875 yılında İsviçre’de üretildi. İsviçre toprakları üzüm için ideal olduğundan dolayı, üzümün pek çok çeşidine rastlamak mümkün. Hal böyle olunca güzel şarap da kaçınılmaz oluyor.

Alışveriş

Öncelikle uyaralım: İsviçre dünyanın en pahalı ülkelerinden biri. O yüzden İsviçre’de alışveriş yaparken dikkatli olun, ne olduğunu anlamayabilirsiniz. Bununla birlikte tabii ki çikolata ve şarap başlıca hediyelikler arasında. Pek çok lezzetli peynir çeşidi de bulmak mümkün. Ayrıca bir de İsviçre çakısı var. E, daha ne olsun?

İsviçre Gezilecek Yerler

Bern

İsviçre turu için vazgeçilmez şehirlerinden bir tanesi. İsviçre’nin bütün şehirleri pek güzel bir mimari dokuya sahip ancak Bern’in yeri ayrı. Hem tarihi, hem kültürel, hem de bilimsel bir gezi düzenleyebilirsiniz. Müzeleriyle, tiyatroları ve galerileriyle, binalarıyla nev-i şahsına münhasır bir kent Bern. Hemen belirtelim: Bern aynı zamanda ayı demektir.

Lozan, Basel, Zürih ve Cenevre

Hiçbir yere gitmeseniz bile, sadece bu şehirlerin sokaklarında dolaşarak acayip keyifli zamanlar geçirebilirsiniz. Tarihi dokularını korumayı çok iyi biliyorlar. Aynı zamanda bu tarihi dokunun içine yerleştirilmiş çağdaş öğeleri görmek de mümkün. Bern’den aşağı kalır yanları yok. Lozan’a niye gidilmesi gerektiğini söylemeye bile gerek duymuyor. Üstelik hepsinde de elinizi atsanız bir etkinliğe çarpıyor. Yoksa siz hala?

Matterhon

Dağcıların gizli kaçamağı ve biricik sevgilisi olan Matterhon Alpler’de gezilecek yerler arasında en birinci. Kendine has sivriliği ile diğer dağlardan hemen ayrılıyor zaten. Size acayip güzel manzaralar sunabilir, pek güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Birazcık masalsı bir yer (cık mı?). Üstelik buraya tren seyahati düzenleyebilirsiniz. Dilerseniz burada restoranlarda keyif de yapabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir :  Dünyanın En Güzel Tren Rotaları

Şapel Köprüsü

Öyle köprü deyip geçmeyin, mazisi oldukça eskiye dayanıyor Şapel Köprüsü’nün. Burası 1333 yılında hizmete açılmış, ahşap çatılı bir köprü. 700 yıldır da oracıkta duruyor. Zürih’in biraz aşağısında Luzern şehrinde, Reuss Nehri’nin üzerinde bulunuyor. Zürih’ten sadece 1 saat tren uçuşu uzaklıkta. Köprü ilk olarak savunma amacıyla inşa edilmiş. Görevini yerine getirmiş olacak ki hala ayakta!

Chillon Şatosu

Avrupa diyoruz, kalbi diyoruz, tarihi doku diyoruz, hiç şato demeden olur mu? Olmaz. Chillon Şatosu sadece İsviçre’nin değil, Avrupa’nın da en güzelleri arasında. Ortaçağ’dan bize kadar gelmiş enfes bir yapıt. Kendisi hemen Cenevre Gölü’nün kenarındadır ve Cenevre gezilecek yerler listesinde bile bulunmaz, zira kesinkes görmeniz gereken bir yerdir. İçini ve büyük odalarını gezebilirsiniz. Odaların altında zindanlar bulunmakta. Rivayete göre, zamanında şairler bu zindanlara kapatılırlarmış. Mahpusluk genlerinde var!

Abbey Kütüphanesi

Hadi diyelim kitap okumuyorsunuz, kütüphanelerle aranız hiç yok. Ama burası bambaşka bir yer. Harry Potter dünyasından fırlamış gibi. Büyük salonunun çatısındaki işlemeler bile tek başına görülmeye değer. Hele ki kitap severseniz sakın kaçırmayın, çölde vaha bulmuş gibi olursunuz. Yüksek tavanı ve geniş salonlarıyla, işlemeleriyle bir ömür geçirmek isteyeceğiniz bir kütüphane.

Size bol İsviçreli günler dileriz. İyi yolculuklar!

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir