Nostaljik Bir Yolculuk: Doğu Ekspresi ve Kars Gezi Rehberi

Her şeyi mümkün olduğunca hızlı yaşamaya çalıştığımız bu çağda, yaşlı bir trenle aheste aheste yolculuk yapmak ve yaşadığın ülkenin hiç görmediğin bir köşesine ulaşmak şahane bir deneyimdi. Hep yapmak istediğim bir yolculuktu Doğu Ekspresi yolculuğu. Öyle ki yataklı ve kuşetli vagonlarda yer bulamamak bile beni caydıramadı, sanırım Doğu Ekspresiyle ilgili yazıp pulmanda seyahat eden tek kişi benim 🙂 Gitmeden birçok blog ve tavsiye okudum, hepsi yataklı veya kuşetli vagonlarda seyahat etmişlerdi. Fakat çok istediğim bir şey olduğunda ve birkaç engel gördüğümde başvurduğum felsefemi uygulayıp “en kötü ne olabilir ki” dedim ve çıktım yola.

Yolculuk Ankara garından başlıyor. Daha doğrusu bir süredir devam eden yapım çalışmaları dolayısıyla Kırıkkale’nin Irmak ilçesinden hareket ediyor tren. Ankara garından 17:00 ve 17:30 arası ücretsiz servisler kalkıyor ve sizi Irmak istasyonuna götürüyor. Buradan başlıyoruz 25 saatlik yolculuğumuza.

Biletler bir ay öncesinden satışa çıkar çıkmaz yataklı ve kuşetli vagonları tur şirketleri satın aldığından dolayı bilet bulmakta epey zorlanabilirsiniz. Benim gibi son anda karar vermediyseniz biletlerin satışa çıktığı gün internet sitesinin başında bekleyin, belki bir ihtimal bilet bulabilirsiniz. Bilet fiyatları yataklı vagon tek kişilik 116 tl, yataklı vagon iki kişilik kişi başı 100 tl, örtülü kuşetli vagon 53 tl, pulman 38 tl. İndirimler ve diğer bilgileri Tcdd’nin sitesinde bulabilirsiniz (Tcdd bilet sayfası )

Tren yolculuğu inanılmaz keyifli ve hiç yormayan bir seyahat şekli. Pulmanda olmama rağmen çok keyif aldım. Koltuklar genişti, arkaya doğru epeyce yatıyordu, vagon çok dolu olmadığından koltuklara yan şekilde rahatlıkla yatabilirsiniz. Her vagonda tuvaletler bulunuyor, fena değil diyebilirim. Fakat yanınıza tuvalet kağıdı götürmenizi öneririm, çabucak bitiyor çünkü. Yemekli vagon pek başarılı değil, temiz fakat az sayıda seçenek var. O nedenle yanınıza sandviç, abur cubur ve içecek bir şeyler alabilirsiniz. Ayrıca artık klasikleştiği için herkes biliyordur; Erzurum’a yaklaşırken vagonunuza cağ kebap siparişi verebilirsiniz. Gelgör’den söyledik biz ama hiç memnun kalmadık, belirtmemize rağmen çok yağlıydı etleri. İlk cağ kebabı deneyimim kendi memleketinde olmasına rağmen fiyasko oldu ne yazık ki. Gelgör’ü önermiyorum o nedenle.

Sivas-Erzincan arasında bir yerlerde

Bu uzun Doğu Ekspresi yolculuğu boyunca neler yaptım? Sabah erken uyanıp gündoğumunu kaçırmamak ve değişen manzaraları izlemek için saatimi kurdum. Nerdeyse hiç ağaç olmayan çorak arazilerde görülen tek tük evlerde nasıl yaşantılar olabileceğini hayal etmeye çalıştım. Yolculuğa uygun hazırlanan playlistten hoş müzikler eşliğinde değişen manzaranın keyfini çıkardım. Dışarısı beyaza bürünmeye başladığında çayımı alıp bu yazıyı yazmaya başladım. Kısacası çok keyifli bir yolculuk yaptım.

KARS (Ani Harabeleri ve Kars Şehir Turu)

Benim gibi çok fazla zamanı olmayanlar için bir günde yapabileceğiniz aktiviteleri içeren Kars gezi rehberi size yardımcı olabilir. Sabah mümkün olduğunca erken bir saatte uyanırsanız program yetişecektir. Araba kiralayarak veya bir taksiyle anlaşarak görmeniz gereken yerleri görebilirsiniz. Taksiler ortalama 200tl’ye Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü’ne götürüp şehir merkezine geri getiriyorlar. Araba kiralama fiyatları da gayet uygun. Zamanınız bolsa ve para harcamak istemiyorum diyorsanız İl Özel İdaresi’nin servisleri çok ucuza götürüyor ama hem Ani Harabeleri hem de Çıldır mümkün olmuyor bu programda. Biz dört kişi olduğumuzdan araba kiralamayı tercih ettik ve güzel bir Kars kahvaltısıyla güne başlayıp Ani Harabeleri’ne doğru yola çıktık.

Bir taraf Türkiye, diğer taraf Ermenistan, ortada Arpaçay ve yıkılmış bir köprü

Ani Harabeleri’ne ortalama 1 saatte ulaşıyorsunuz. Ben bu gezimde ilk defa Piri Guide uygulamasını kullandım, size de tavsiye ederim. Gittiğiniz yerleri oldukça hoş şekilde anlatan bir sesli rehber programı. Ani Harabeleri’ne giriş 8 tl, MüzeKart geçerli.

Aziz Tigran Kilisesi

Ani Harabeleri’nin tarihi M.Ö. 3000’lere dayanıyor, o zamanlarda da önemli bir yerleşkeymiş. Ermenilerin “bin bir kiliseli kent” dedikleri Ani, 13. yüzyılda Osmanlı hakimiyetine geçtikten sonra 150.000 kişinin yaşadığı bir şehirmiş. Tarihin önemli ticaret yollarından biri olan İpek Yolu da buradan geçiyor. Hem ticari, hem dini, hem de stratejik açıdan mühim bir konumda bulunuyor. Ani Harabeleri’nde saat yönünde gezerseniz sırasıyla şehrin surlarını, Aziz Tigran Kilisesi’ni, Meryem Ana Katedrali’ni ve Manucah Camii’ni göreceksiniz. Oldukça eski bir tarihe sahip harabeler maalesef hiç iyi korunmamış. Tüm yapıların sağına soluna yazılar yazılmış, inanılmaz bir görüntü kirliliği var. Özellikle de her yapıya özenle kocaman şekilde ismini karalayan Necdet isimli arkadaşı bulabilmeyi çok istedik doğrusu! Acilen önlem alınmalı bu konularda. Yapıların doğal taş renkleri, karşıya baktığınızda gördüğünüz uçsuz bucaksız bozkır ve Ermenistan ile sınır oluşturan Arpaçay, aynı mekanda cami, kilise, katedral ve yıkıntı halinde bir ateş tapınağı görmek en çok ilgimi çeken noktalardı. Ayrıca Avrupa’da henüz gotik mimari yokken 200 yıl önce burada yapılan Meryem Ana Katedrali’nin tarihin ilk gotik mimari örneklerinden biri olduğunu öğrendim, gerçekten ihtişamlı görünen bir yapı.

İlginizi Çekebilir :  Kahvaltısı Yeter: Van Gezilecek Yerler

Ani Harabeleri’nden sonra şehir merkezine geri dönüyoruz. Hem öğle yemeği molası için hem de Çıldır’a gitmek için merkeze geri dönmek zorundayız.

Gezilerin vazgeçilmezi yemek tavsiyelerine gelelim biraz da. Kamer restoranda meşhur Kars yemeklerinden hangel, priyoşki (rus böreği), zahterli peynir salatası ve patlıcan çorbası (nefisti, kesinlikle deneyin) denedim, hepsi çok güzeldi tavsiye ederim. Bunun dışında Hanımeli restoranda kaz eti, revan köfte, ayranaşı çorbası ve ev yapımı süryani şaraplarını deneyebilirsiniz. Akşamları yörenin geleneklerinden biri olan aşık atışmaları oluyor, fırsatınız varsa izleyin, oldukça keyifli.

Meşhur Kars yemekleri

Bunların dışında Kars merkezinde görebileceğiniz Rus döneminden kalan fabrikalar, köprüler, evler, kız mektebi, On iki havari kilisesi, Kars Kalesi ve Kars Müzesi var. Zamanı verimli kullanmak adına arabayla yanlarından geçmeyi tercih etmek zorunda kaldık ama Rus dönemi kız mektebi dışından bile oldukça etkiledi beni. Koyu renk ve az katlı taş yapılar gerçekten hoş ve gotik bir ambiyans oluşturuyor. Keşke daha fazla Rus mimarisi olsaymış dedim içimden gezerken. Şehir yerleşimi genelde Avrupa’da gördüğümüz ızgara biçiminde yapılmış, büyük ihtimalle bu da Rusların izlerinden biri.

ARDAHAN (Çıldır Gölü)

Öğle yemeğinden sonra hızlıca Çıldır’a hareket ediyoruz. Ortalama 1 saatlik yolculuk sonrası Çıldır Gölü’nde oluyorsunuz. Ocak-Şubat aylarında gölün tamamı buz tutup sıcaklık -40 dereceye inermiş normalde ve 40cm kalınlıkta buz olurmuş ama şansa sıcak bir kış geçiriyoruz. Gölün bazı kıyıları buz tutmuştu, üzerinde yürümek kaymaya çalışmak hem keyifli hem ürkütücü. Çıt sesini duyabilirim endişesi yavaş hareket etmek zorunda bırakıyor insanı. Gölde biraz vakit geçirdikten sonra Atalay’ın Yeri’nde meşhur göl balığı sarı sazanı yiyebilirsiniz. Gerçekten çok lezzetli bir balık. Göl buz tuttuğunda balıkçıların eskimo usulü buzları kırarak nasıl balık avladıklarını izleyebilirsiniz.

Dönmeden önce Kars’tan kaz eti ve bolca peynir depolayarak 26 saatte (hatta İstanbul-Ankara yolculuğunu da eklersek 30 saatte) yapılan yolculuğu 2 saatlik bir uçuşla noktalıyoruz.

Bence bunları yapmadan dönme;

  • Ani Harabeleri’nden Ermenistan sınırını izleyip bozkırı dinlemeden
  • Kaz eti yemeden
  • Trende arada bir kafanı çıkarıp geçtiğin coğrafyayı koklamadan
  • Çıldır Gölü’nde buzların çıtırdamasına aldırmadan altında metrelerce derinlik yokmuşçasına uzanıp soğuk sessizliği dinlemeden dönmeyin.

Keyifli keşiflerde buluşmak dileğiyle. Bol seyahatler dilerim.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8 comments

  • Güzel bir yazı olmuş,lakin anlamadığım bileti almak bu kadar zorken,bazı vagonlar boştu yazmışsınız..birde örtülü kuşetli vagon nedir,pulman da anladığım kadarıyla tekli koltuk oluyor..birde keşke yemek yenilen mekanların kısaca fiyat bilgilerini ekleseydiniz..

    • Teşekkür ederim Can Bey, beğenmenize sevindim. Sorularınızı da memnuniyetle cevaplayayım. Pulman olan vagonların daha boş olduğunu söylemek istedim, pulman vagonlarda 2+1 koltuk sistemi var. Otobüslerden daha geniş koltuklar var bu vagonda. Bilet bulunamayan kısım yataklı vagonlar ve örtülü kuşetli vagonlar. Örtülü kuşetli vagonlarda 4koltuk var, akşam olduğunda altlı üstlü yatağa dönüşüyorlar, örtülü denmesinin sebebi de Tcdd site çarşaf yastık veriyor. Yemekli vagonun fiyat listesine de buradan ulaşabilirsiniz ( http://hizlitrenbiletisatis.com/yemekli-vagon-fiyatlari ) hatta sizin gibi merak edenler için yazıya da ekleyelim bu bilgiyi 🙂

  • Rotanıza niyetlendiğimde, yazdıklarınız yol gösterebilir. Ayrıntılardan kaçınmanız iyi olmuş. Takipçiniz olacağız.

  • Gündelik Gezgin

    Sitenin uzun zamandır takipçisi olarak sizin yazılarınızı her okuduğumda içimden oraya gitme isteği doğuyor. Ayrıca sizin yazınızdan etkilendik ve bunu gerçekleştirmek için arkadaşımla bir Doğu ekspresi bileti aldık. Yakın zamanda gidiyoruz. Umarım en az sizin kadar eğlenebiliriz. İçten ve samimi anlatımlarınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Yeni yazılarınızı dört gözle bekliyoruz.

    • Çok teşekkür ederim yorumunuza, mutlu oldum ilham verebildiğim için. Gezginin ruhundan yine gezgin anlıyor sanırım 🙂 çok keyifli geçmesini dilerim gezinizin, bol seyahatler

  • Sıdıka bozdemir

    Arkadaş bulduğumda çok istediğim bir gezi.Anlatımınız beni cesaretlendirdi.65 yaşında emekli öğretmenim umarım yolun sonu gelmeden gidebilirim.Sevgiler.

    • Beğenmenize çok sevindim değerli meslektaşım Sıdıka Hanım 🙂 şimdilerde karlar düşmüştür epeyce oraya, ama bahar ayları da çok güzel olur. Enerjinize eşlik edecek arkadaşı bulup keyifle keşfetmeniz dileklerimle. Sevgiler.